Fıkralar
:) TED AMCA
Amerikada bir ilkokulda ögretmen çocuklara evde ders alınabilecek bir hikaye yaratmalarini, ertesi gün sinifta okuyacaklarini söylemis.
Ertesi gün çocuklar hikayelerini anlatmaya baslamis. ilk sirada küçük Suzi varmis. Baslamis anlatmaya:
- Bizim çiftligimiz var. Bir gün babamla yumurtalari topladik, bir sepete koyduk. Arabayla giderken bir tümsekten geçtik, sepet devrildi ve yumurtalarin hepsi kirildi.
- Güzeel. Peki bu hikayeden alinacak ders nedir?
- Bütün yumurtalari ayni sepete koyma.
- Aferim çok güzel. Lily sira sende.
Küçük Lily tahtaya kalkmis ve anlatmaya baslamis:
- Bizim de bir çiftligimiz var. Babam yumurtalardan civciv çikmasi için onlari kuluçka makinesine koyar geçen hafta 12 yumurta koydu. 12 civcivi olacagini saniyordu, ama sadece 8'inden civciv çikti.
- Eveeet. Peki burdan alinacak ders nedir?
- Yumurtadan çikmamis tavuklari sayma
- Aferim bu da çok güzel. Billy, sira sende
Küçük Billy tahtaya kalkmis ve anlatmaya baslamis:
- Amcam Ted Vietnam Savasina katilmisti. Bir gün helikopterle bir göreve giderken helikopter vurulmus. Ted Amcam helikopter düsmeden elinde bir makinali tüfek, bir kasatura ve bir sise bira ile atlamayi basarmis. Parasütüyle yere inerken yolda birayi içip bitirmis. Inince mermisi bitene kadar makinali tüfegiyle 70 kisiyi haklamis. Sonra kasatura kirilana dek onunla 20 kisiyi halletmis. Sonra da son 10 kisiyi de silahsiz bitirmis.
- Böyle korkunç bir hikayeden alinacak ne ders olabilir?
- Içerken Ted Amcama bulasmayin...


:) CANIM SEVGİLİM
Sauna'ya giden bir grup genc erkek, soguk havuzda dinlenirlerken bir cep telefonu calar. Bir adam telefonu acar. Ortam cok gurultuludur; telefonun obur ucundaki kadin sesini zorlukla duyar.
- Sevgilim. Meltem'le disardayim. Biraz once cok guzel bir kurk gordum. 400 milyon liracik. Senin kredi kartindan alabilir miyim? N'oooolur, alabilir miyiiiiimmmm?
- Tabi canim. Al.
- Ah sevgilimmmm! Cok sekersin. Biseycik daha var ama kizmayacaksin, degil mi?
- Hayir, kizmam...
- Buraya gelmeden once Akmerkez'deydik. De Beers'de bir tane tek tas pirlanta yuzuk gordum. Cok guzeldi sevgilim. Butun arkadaslarimda var. Senin kredili kart hesabindan alabilir miyim? 650 milyon liracik. Gelecek ay ikramiye alacaksin. O zaman odersin. N'ooooluuurrrr. Alabilirmiyim?"
- Peki, al canim.
- Sevgilim benim. Bi tanem. Cok sekersin. Bu aksam sana harika bir gece yasatacagim. Caniiiim, bi sey daha var. Ama kizarsin diye korkuyorum...
- Kizmam, soyle bakiyim.
- Son kazadan sonra arabamdan iyice sogudum. Galeride bi tane Peugeot 206 gordum sevgilim. Cok guzeldiiii... 9 milyara birakacak. Senin adina bankadan bi kredi actirsak diyorum sevgilim. Nuran'in kardesi bankada sube muduru... Kefil-belge-imza falan istemiyor, sen tamam dersen hemen yapicak islemleri. N'ooolurrrr sevgilim, seni cok seviyorum....
- Peki, peki. Tamam. Olur. Al bakalim.
- Tatli sevgilim benim. Canim sevgilim. Seni coook seviyorum. Hadi by, aksama gorusuruz.
Genc adam telefonu kapatir ve arkadaslarina sorar:
- Bu telefon kimindi yahu?...


:) MUTLULUK
Büyük bir kedi, kuyruguyla oynayan küçük bir kediye sormus: "Neden kuyrugunu kovaliyorsun?" Yavru kedi yanit vermis:
"Bir kedi için en güzel seyin mutluluk, mutlulugun da kuyrugum oldugunu ögrendim. Bu nedenle onu kovaliyorum, yakaladigimda mutluluga kavusacagim."
Bunun üzerine yasli kedi söyle demis: "Gencken ben de mutlulugun kuyrugum olduguna karar vermistim. Ama sunu farkettim; ne zaman onu kovalasam benden uzaklasiyor, ne zaman kendi isime baksam hep pesimden geliyor."


:) PERFORMANS
Adamin biri, seks hayatindaki sorununa çare bulmak için doktora gider ve sikayetlerini anlatir:
- Doktor bey, bana bir seyler oluyor. Sevisirken bir sicak basiyor, terliyorum, bir soguk basiyor, üsüyorum.
Yapilan tahlillerde hiçbir sey çikmamasi üzerine, doktor kütüphanesindeki tüm tip kitaplarina bakar ve benzer bir olguya rastlayamaz. Adama hitaben:
- Beyefendi, bir de esinizi çagirip onunla konusalim...
Ertesi gün, adamin esi gelince doktor durumu kadina anlatir:
- Sevisirken esiniz bir terliyormus, bir üsüyormus.
Kadin:
- Aman körolasica herif, bir Agustosta sevisir, bir de Ocakta!!!


:) BEKARET KEMERİ
Sovalyelerin gozupek oldugu eski zamanlarda bu sovalyelerden biri Hacli Seferlerine cikmaya karar verir. Yola cikmadan once kahyayi yanina cagirir:
- Hacli Seferlerine katilacagim. Karimin bekaret kemerini sana veriyorum. Sana guveniyorum. 10 yil icinde donmezsem anahtari kullanabilirsin.
Sovalye bastan asagi donanir, tozlu yollara revan olmadan once donup son bir kez satosuna bakar. Birden kahyanin, bagirarak nefes nefese satodan disari kostugunu gorur:
- Durun! Durun! Majesteleri. Oh, iyi ki size yetisebildim. Yanlis anahtar vermissiniz.


:) İNTİKAM
Bir Yüzbaşı ile emir eri bir trende yolculuk ediyorlar. Aynı kompartmanda çok alımlı bir kız ile annesi de var. Başka kimse yok. Bu iki grup birbirlerini tanımasa da yolculuk sırasında tanışırız diye çok yakın oturmuşlar. Derken tren bir tünele giriyor, ortalık kararıyor. Bir öpücük sesi ve ardından -şırraaak- diye çok şiddetli bir toktat sesi duyuluyor.
Tren tünelden çıkıyor. Ortalık aydınlanınca herkes şaşkın şaşkın ne oldu diye birbirine bakıyor.
Genç kız düşünüyor; (Salaklar benim yerime annemi öperlerse, işte böyle annemden şamarı yerler..)
Kızın annesi düşünüyor; (Aferin benim kızıma, askerlerden biri kızımı öptü ama, tokatıda hemen yedi..)
Yuzbaşı düşünüyor; (Ulan bizdeki şansa bak, bizim asker kızı öptü, tokadı ben yedim..)
Ve Asker kıs kıs gülüyor; (Komutanım'dan intikamımı nasılda aldım Havaya bir öpücük yüzbaşıya bir tokat!!)


:) GEÇEN SENE
Genç is adami uçaga binmek üzere havaalanina gelir ve bilet kontrolü yapilan masaya giderek, elindeki valizleri teslim eder.
Görevli; "Biletinizi alabilir miyim?"
Adam biletini verir ve ekler; "Biletimden göreceginiz gibi New York'a gidiyorum. Ancak, verdigim yesil valizin Londra'ya, mavi olanin da Paris'e gitmesini istiyorum".
Görevli kiz saskinlikla; "Özür dilerim, ancak bunu yapmam mümkün degil".
Bunun üzerine genç adam; "Bunu duyduguma çok sevindim. Geçen sene yapmistiniz da!


:) REFERANS BOL
Arkadaslari isadamini evlendirmek istiyorlar. Sonunda uygun bir hanim bulunuyor ve isadamina haber veriliyor.
"Ben is adamiyim", diyor adam, "Numune görmeden böyle bir ise karar veremem."
Genc kadina durumu iletiyorlar:
"Ben de is kadiniyim", diyor hos hanim, "Numune veremem ama istedigi kadar referans gösterebilirim " 

:) TEMEL ILE YUNAN ASKERI
Temel askerligini yunan sinirinda yapiyormus.
Temel'in cani cok sıkılıyormuş.
Yunan'a bir islik calmis elleriyle "Havaci misin?" isareti yapmis, Yunan aldirmamis.
Bir islik calmis elleriyle "Karaci misin?" isareti yapmis, Yunan aldirmamis.
Bir islik daha calmis "Denizci misin?" anlaminda yuzme isareti yapmis, yunan aldirmamis.
Bir islik daha calmis. El haraketi yaparak "Topcu musun?" demis, yunan aldirmamis.
Bir islik daha calmis "Gozcu musun?" anlaminda durbun isareti yapmis, yunan aldirmamis.
Nöbetler degismis sira yine Temel'le Yunan'a gelmis.
Yunan'a hadi sinira git demisler yunan da:
- "Ben oraya gitmem. Orada bir deli turk askeri var, bana hava kararinca yuzerek gelip sana bir koyacam gozlerin firlayacak diyor.."


:) LAZ PILOTLAR
Temel'le Cemal bir gün kahvede otururken gazetede bir ilan görürler.
"Pilot kurslari baslamistir*"
Tabi ki bizimkilerde merakli, pilotluga köyde bagi bahçeyi satip İstanbula giderler.
Kursa baslarlar basariyla bitirirler diplomalarini alirlar.
Aradan iki ay geçer bir uçak sirketi arar..
- "Gelin bakalim size uçak verecegiz pilotlugunuz nasil?"
- "ilk seferiniz Ispanya'ya.."
Bizimkiler süper bir kalkis güzel bir havalanis İspanyaya varirlar.
Tam inecekler
Cemal :
- "Kule, acil inis pisti bosaltin, itfaye, ambulans, doktor çagirin, zor durumdayiz.!.."
Temel :
- "Sayin yolcularimiz herkez emniyet kemerlerini baglasin bildigi bütün dualari okusun tehlikedeyiz."
Derken uçagi zor bela, kanter içinde piste indirirler.
Temel:
- "Vay agzuna siçtugumun ispanyollari, ula bunlarin kafalari hiç çalismayi, 15 metrelik pist mi olur. az daha olecektuk da".
Cemal:
- "Ula Temel, dogru deysin. Hakketten kafalari çalismayi. 15 metrelik pist yapayler da 10 kilometre genisluk olur mi?"



:) TERCÜMAN
Mafya babası haraçlarını toplaması için yeni bir tetikci buldu. Seçtiği adam sağır ve dilsizdi. Çünkü baba, bu tetikci yakalanırsa polise fazla bir şey anlatması mümkün olamaz, diye düşünüyordu... Baba, bir gün ödemelerin geciktiğini fark etti ve tetikçiyi odasına aldırttı, bir de işaret dilini bilen tercüman buldular. tercüman işaretle sordu:
- Para nerde?
Sağır dilsiz işaretle yanıt verdi:
- Ne parası? Benim paradan maradan haberim yok. Neyden bahsettiğinizi anlamıyorum.
Tercüman tercüme etti:
- Neyden bahsettiğinizi anlamıyormuş.
Baba 38'ligi koltuk altından çekip sağır dilsizin beynine dayadı:
- Simdi sor bakalım, para nerede.
Tercüman işaretle sordu:
- Para nerede?
Sağır-dilsiz kan ter içinde işaretle yanıt verdi:
- Şehir merkezindeki parkta, büyük heykelin olduğu kapıdan girince soldan 3. ağacın kovuğunda yüz bin dolar var.
- Ne dedi? dedi Baba.
Tercüman yanıtladı:
- Dedi ki, hala neyden bahsettiğinizi anlamıyormuş, ayrıca o tetiği çekmek de biraz sıkarmış.



:) DEVE
Çölün ortasinda bir kaleye yeni bir komutan tayin edilmis ve adam geldigi gün kidemli bir çavusu yanina alarak teftise çikmis,komutan foseptik çukurunu görmüs ve:
- Bu çukurun burada ne isi var hemen kalenin disina alin insan sagligina zararli.
Çavus:
- Emredersiniz efendim. demis ve notunu almis.
Komutan atlarin içinde bir tane deve görmüs ve sormus:
- Bu devenin burada ne isi var.
Çavus cevap vermis:
- Efendim o deveyi bizim askerler cinsel ihtiyaçlarini karsilamak için kullaniyorlar.
Komutan hiddetlenmis ve derhal deveyi satmalarini emretmis.
Aradan üç-bes derken 6 ay geçmis ve komutan çavusa :
- Ulan su deveyi geri getirin bari burada kadin da yok ne yapalim. Hemen askerler gidip sattiklari deveyi tekrar almis ve kaleye getirmisler. Komutan o gün deveyle cinsel ihtiyacini bir türlü karsilayamamis ve sabahin besinde nihayet muradina ermis ve sabah olur olmaz çavusu çagirmis:
- Oglum askerler nasil yapiyorlar ben sabaha kadar ugrastim anca yapabildim deve yüksek tabure koyuyorum alçak kaliyor neyseki hallettim.
ve çavus cevap vermis:
- Efendim malumunuz çöldeyiz ve atlarin belirli bir dayanma siniri var buraya yaklasik 40 km uzaklikta bir genelev var biz deveyi oraya gidip gelmek için kullaniyorduk...



:) HANGİ KANAL?
Adamın biri iş gezisi için Danimarka'ya gitmiş. İşlerini hallettikten sonra akşam barda bir kadeh içip odasına çıkmış.
Tam uyumaya hazırlanırken kapı çalınmış, karşısına dünya güzeli bir hatun çıkmış. Adam tam yanlış odaya geldiğini söylemeye çalışırken kadın parmağını onun dudağına dayayarak susturmus.
- Buraya senin için geldim.
Kadınla sabaha kadar sevittikten sonra yorgun ama mutlu bir şekilde aşağı inip resepsiyona uğramış.
- Benim borcum ne kadar?
Katip gülümseyerek cevaplamış.
- Borcunuz ödendi efendim. Buyrun, bu da bizim hediyemiz" diyerek bir zarf uzatmış.
Adam zarfı açtığında içinde 10 000 dolar ara olduğunu görmüş.
Yanlışlık olduğunu söylese de hiç bir yanlışlık olmadığını söyleyerek kendisini alana kadar uğurlamışlar. Adam Türkiye'ye geldiğinde bunu bütün arkadaşlarına anlatmış ama kimseyi inandıramamış.
Adamın anlattıklarından birinin yolu Danimarka'ya düsünce ne olur ne olmaz diye oteli denemeye karar vermiş.
Aksam gelip odaya çıkmış. Bu sefer inanılmaz güzellikte bir kumral gelmis.
Onunla sabaha kadar sevismisler. Adam arkadaşının yaptığı gibi aşağı inerek hesabı sormuş. Kendisine bir zarf vermişler. Adam zarfı açtığında içinde 5000 dolar olduğunu görmüş.
Gülümseyerek sormuş.
- Neden bana beşbin dolar? Burada kalan başka bir Türk arkadaşıma 10 000 dolar vermissiniz.
Katip biraz dütündükten sonra hatırlamış...
- Haaaa, o arkadaşınız. Ama onunki birinci kanalda yayınlanmıştı.



:) SAVAŞ
Temel, Amerikanin durduk yerde Irak'a saldirmasindan rahatsiz olmustur. Bir yolunu bulup baskan Bush'a telefon eder:
"Alooo! Ben, Temel olarak size savas acayrum haberunuz olsun!"
Bush, gülerek yanitlar:
"Hehehe...kac kisilik bir ordun var ki?"
Temel düsünür:
"Hmmm...kayinpirader Idrus, halaogli Tursun, kaavedeki arkadaslar..." ve yanit verir: "9 kisidur daa!"
Bush icinden kis kis güler ve ciddi olmaya calisarak:
"Temel bey, sizin 9 kisilik ordunuza karsilik Amerikan ordusu tam 2 milyon askerden olusmaktadir!" der.
"Hmmm..." der Temel:
"Sizu pir süre sonra arayacagum."
Aradan birkac gün gecer ve Temel, Bush'u yeniden arar:
"Baskan, savas ilanimuz gecerlidur. Bir miktar ekipman hazirladuk size karsi!"
Bush, ilgiyle sorar:
"Neymis bunlar?" "Hacan, bizim Tursun'un tiraktörü, benim cakaralmaz tüfek bi de kavedeki arkadaslardan birinin bicerdöveri..."
Bush güler:
"Iyi ama benim tam 150 bin tankim, 30 bin ucagim ve 10 bin askeri gemim var! Haaa, ayrica bu arada askerlerimizin sayisi da 3 milyon oldu!"
Temel yeni gelisme karsisinda biraz sikilmistir:
"Tamam, bir müddet sonra sizu yeniden arayacagum."
Birkac hafta sonra Temel, Bush'u yeniden arar:
"Baskan, savas ilanumuzu ceri alayrum."
Bush merakla sorar:
"Neden?"
Temel, moralsiz bicimde yanitlar:
"Cenevre anlasmasinu incelemisuzdur. 3 milyon savas esirini barinduracak yerimiz yoktur!"



:) TERS GİYDİN
Bir adamla karisi misir'da eski bir carsida geziyorlarmis.
Ayakkabi satilan bir dukkanin onunden gecerlerken satici icerden seslenmis, buyur etmis. Girmisler, satici "cok ozel buyulu sandaletlerim var beyefendi, sizi sexte cok vahsi ve kuvvetli yapacak sandaletler..."
Adam tabi ki erkeklige leke surdurmemek icin pek önemsememis ama eski gunleri ozleyen karisinin israrlarina dayanamayip sandaletleri denemeye karar vermis.
Adam sandaletleri giyer giymez gozleri parlamis,kalbi hizli hizli atmis, fiziksel degisimler baslamis, nefesi serilesmis gözleri buyumus ve etrafyna seri bir sekilde bakinmaya baslamis. Karisi bir adim geri kacmis "aman allahim dur dur..." derken adam kosmus, saticiyi yakaladigi gibi tezgaha yatirmis, pantolonunu parcalayarak cikarmaya baslamis,bu arada satici bir yandan kurtulmaya calisirken bagiriyormus, "sandaletleri ters giydin lan!..."



:) BUZDOLABINA BAKSAYDIN
Ahirette sorgu sirasini bekleyeni ki adam birbirleriyle konusmaya baslar.
"Sen nasil öldün?" diye sorar birinci adam ötekine. "Donarak öldüm.."
"Kötü bir ölüm olsa gerek..." der birinci adam " donarak ölmek nasil bir sey?" "Sey, baslangicta cok rahatsiz edici.."
diye anlatmaya baslar ikinci adam.
"titremeye basliyorsun, bütün el ve ayak parmaklarin agrimaya basliyor. Ama sonrasi, ölmek için çok sakin bir yol. Vücudun uyusuyor, adeta bosluga sürükleniyorsun,tipki uykuya dalmak gibi..
Peki ya sen? sen nasil öldün bakalim?"
"Kalp krizi geçirdim" der birinci adam.
"karimin beni aldattigindan emindim. Bir gün ansizin beklenmedik bir saatte eve döndüm, yatak odasina kostum.. Karimi orada yapayalniz örgü örerken buldum. Sonra bodruma kostum ama kimseyi bulamadim. Ikinci katta da kimse yoktu.
Sonra hizla çati katina vardigimda kalp krizi beni buldu..Oraciga yigildim ve öldüm.. Aynen böyle.."
Ikinci adam basini sallar "Berbat birsey bu..." der "..sadece bir an mutfakta durup buzdolabina bakmayi akil edebilseydin simdi ikimiz de hayatta olacaktik.."



:) İKİ ASPİRİN
Adamin tiki var, tek gözünü sürekli kirpiyor, bir isyerine müracaat etmis...
Yonetici: "Beyefendi okudugunuz okullar harika, sizi hemen ise alirdik ama gözünüzü sürekli kirpmaniz müsterileri rahatsiz eder" diye korkarim.
Bunun üzerine adam:
"Bir saniye, ben iki aspirin alirsam göz kirpmam duruyor" demis.
Ceketinin ceplerini karistirmaya baslamis; karistirirken bir prezarvatif çikmis, sonra kirmizi bir prezervatif, sonra yesil bir prezervatif, mor prezervatif, sari prezervatif, fosforlu prezervatif.....
Sonunda iki aspirin tabletini bulmus, yutmus ve göz kirpmasi geçmis.
Bunun üzerine yönetici:
"Beyim, iyi güzel de bizde birçok bayan çalisiyor, sizin gibi bir cinsi sapigi ise alamayiz!" demis
Bizimki: "Ne sapigi kardesim, ben çok mutlu evliligi olan bir adamim."
- Madem öyle bütün o prezervatifler ne demek oluyor?
- Siz hiç eczanede, eczaciya göz kirparak, "Iki aspirin" dediniz mi?



:) DERİ
Bir kari-koca cok kotu bir kaza gecirirler.
Kadinin yuzu tamamen yanar. Plastik cerrahlar kadinin yuzunu eski haline getirebilmek icin deriye gerek oldugunu ama kadindan deri alamayacaklarini soyleyince kocasi deri vermeye Gonullu olur.
Fakat kocasindan alinacak deri popo bolgesinden alinacaktir..
Adam bu bilginin karisina soylenmemesini ister cunku moralinin bozulacagindan cekinmektedir.
Ameliyat tamamlandiktan sonra kadin eskisinden de guzel gorunur.
Her goren bu muhtesen guzellik karsisinda hayrete dusmektedir.
Birgun kadin kocasi ile basbasa kaldiginda ;
- "Hayatim cok tesekkur ederim. Benim bu halim senin Sayende. Sana nasil tesekkur etsem?"
...deyince kocasi cevap verir :
- "Tesekkure gerek yok hayatim. Annen seni her optugunde ben gerekli mutlulugu duymaktayim zaten"... 


:) ÜÇ MAHKUM
Uc mahkum cezaevi yolundadir. Herbirine, hapiste gecirecekleri günler icin bir esya getirmelerine izin verilmistir.
Otobuste,biri digerine döner ve sorar; "Eeee sen ne getirdin?"
Diger mahkum, bir boya kutusu cikarir ve bununla her seyi boyayabilecegini soyler.
Ikinci mahkum bir deste iskambil kagidi cikarir ve "Bunlarla poker oynayabilir, fal bakabilir veya herhangi bir kagit oyunu oynayabilirim" der.
Ucuncu mahkuma merakla sorarlar; "Sen ne getirdin?"
Adi Temel olan ucuncu mahkum bir kutu cikarir ve gulerek; "Bu orkidleri getirdim" der.
Diger iki mahkumun kafasi karismistir. Merakla sorarlar; "Bunlarla ne yapabilirsin ki?" Temel siritir ve elindeki kutuyu göstererek;
"Kutuda yazdigina gore; bunlarla ata binebilir, yüzmeye gidebilir, hatta paten kayabilirmisim"



:) KARIŞIK
Mehmet Bey köpeğinin tasmasından tutmuş yolda giderken, hoşlanmadığı bir komşusuyla karşılaştı. Komşu sordu:
- Bu eşekle nereye gidiyorsun?
- Yahu bu köpek be, diye tersledi Mehmet Bey. Köpekle eşeği birbirinden ayıramıyor musun?
Komşu aldırışsız:
- Ben köpekle konuşuyorum. Sen ne diye söze karışıyorsun?



:) CİNSİYET TARTIŞMASI
Kadinlar diyor ki:
Bilgisayar erkektir. Çünkü bilgisayarlar aslinda sorunlari çözmek için yaratilmalarina ragmen ömürlerinin dörtte üçünü sorun yaratarak geçirirler.
Daha da önemlisi bunlardan bir tane aldiginiz an, biraz daha sabretmis olsaydiniz çok daha gelismis bir modeline sahip olabileceginizi görüp pisman olursunuz.
Erkekler diyor ki:
Bilgisayar disidir. Çünkü onun mantigini yaraticisindan baska kimsenin anlamasi mümkün degildir. Yaptiginiz en ufak hatayi bile hafizasina kaydedip tekrar tekrar önünüze koyar.
Ve bir bilgisayar aldiktan kisa bir süre sonra farkedersiniz ki, asil parayi ona gereken aksesuarlar için harcamak zorundasiniz.



:) KADINLAR ÜNİVERSİTE SINAVI GİBİDİR...?
Benzerlikleri:
İkisinde de tercih sayısı çok görünür.
İkisi de ancak bitince rahatlarsınız.
İkisinde de tercihlerde çevre faktörü sinir bozucu ama önemlidir.
İkisine de girmeden önce şekerli birşeyler yemek iyi gelir.
İkiside esnasında terletir.
İkisini de kazanırsanız kaşındınız, kaybederseniz üzüldünüz demektir.
İkisinin de sonucu güzelleştikçe harçları yükselir.
İkisinden de erken çıkmak hoş karşılanmaz.
İkisinde de tercihler yıllara mal olabilir.
İkisinde de tercih sizin gibi görünür.
İkisinde de soruları kimse size önceden söylemez, ama üç aşağı beş yukarı aynı sorular çıkar.
İkisinde de çıkınca sigara iyi gelir.
İkisinde de yuvarlağın dışına taşırmamak gerekir.
Farkları:
Birinde kalemin ucu kırılırsa fena olur.
Birinde yanlış kararlar silgiyle düzeltilebilir.
Birinin gözetmenine röntgenci adı verilir ve ayıplanır.
Birinde kurallar baştan belirlenmiştir.
Birinde açık öğretim mümkündür.
Biri bittikten sonra kahvaltı hazırlamanız gerekmez.
Birinde kapıda veli beklemez. En azından beklemese iyi olur.
Birinde yardımcı cihazlar arasında müsvette kağıt bulundurmak tuhaf karşılanmaz.
Birinde acele etmek tuhaf karşılanır.
Birinde cevaplar duruma göre değişir.
Birinde bilgisayarlar değerlendirir.
Birinde yumuşak kalem makbul değildir.
Birinde tercih sayısı duruma göre değişir.



:) OTO VE ERKEK
20 yasinda erkek FIAT gibidir. Kucuk ama hizli.
20-30 yas arasinda PORSCHE gibidir. Hizli ve konforlu.
30-40 arasi erkek VOLVO gibidir. Biraz sIkIcI ama teknik olarak mukemmel
40-50 yas arasi erkek OPEL gibidir. Yapabileceginden fazlasini vaat eder.
50-60; arasinda ise eski bir FORD gibidir. Harekete gecirmek icin karburatore biraz alkol koymak gerekir.



:) TUTUKLAYIN
- Komiser bey, beni tutuklayın. Karıma beş el ateş ettim.
- Öldü mü?
- Hayır, hiçbiri isabet etmedi.
- Öyleyse neden tutuklanmayı istiyorsun?
- Karım beni arıyor da...



:) MÜHENDİS AKLI
Bir rahip, bir doktor ve bir mühendis golf sahasinin bosalmasini beklemektedirler.
Mühendis:" Bu adamlar ne yapiyor böyle, 15 dakikadir bitirmelerini bekliyoruz."
Doktor: "Bilmiyorum ama hiç böyle bir saçmalik görmedim."
Rahip: "Iste görevli geliyor, onunla konusalim."
Rahip: "Merhaba, Su anda sahada olan grup ne zaman çikacak, neden bu kadar yavaslar?"
Görevli "Evet onlar kör itfayeciler. Klübümüzde geçen sene çikan yanginda gözlerini kaybettiler. Bu yüzden istedikleri zaman
burada ücretsiz oynamalarina izin verildi.
Rahip: "ne kadar üzücü, bu aksam onlar için dua edecegim."
Doktor: "Çok güzel bir fikir, ben de hastanedeki doktor arkadaslarla konusup onlar için bir seyler yapabilir miyiz diye bakacagim."
Mühendis: "Bu adamlar neden geceleri oynamiyorlar?"



:) AMERİKALI MÜHENDİS
Kayseri'de yol çalismasi yapiliyomus. Köylüler esegin birini salip geçtigi yerden yolu geçiriyolarmis. O sirada oradan geçmekte olan Amerikali bir mühendis görmüs bunlari.
Merak etmis; gitmis yanlarina.
-Merhaba dayi nabiyonuz böyle? demis.
Köylü
-Yol yapiyoz diye cevap vermis.
-"E bu essek ne" diye devam etmis mühendis.
Köylü genel prosedürü söyle bir anlatmis. Essegin yolun nerden geçecegine karar verdigini söylemis.
Bizim Amerikali mühendis yerlere yatmis gülmekten, öyle sey mi olur diye.
Alayci bir tonla:
- "Eee demis, essek bulamiyinca napiyonuz?"
Köylü:
- "O zaman Amerika'dan mühendis getirtiyoz."



:) CINDY VE ASIM
Cindy Crawford ve Asım bir gemi kazasi neticesinde ıssız adaya düşerler.
Ne yapsınlar can sıkıntısından sabah akşam sevişirler...
Ancak bir süre sonra Asım durumdan zevk almamaya başlar. Cindy çıldırır.
Asım'a ne olduğunu sorar, ne isterse yapabileceğini söyler. Her türlü fantaziyle, pozisyonla ve herşeyiyle emrine âmade olduğunu, nerede hata yaptıysa düzeltmeye çalışacağını anlatır.
Asım inatla Cindy'ye 'istediğim şeyi yapabilmen mümkün değil' der.
Cindy çaresizlik içinde israr eder ve herseyi goze aldigini soyler.
Asim en sonunda 'Bir denemeye' karar verir.
Önce Cindy'nin saçlarini kisacik keser. Sonra üstünü ortecek biçimde ceketini giydirir. Kestigi saçlardan biyik yapar. Cindy, ne oldugunu anlamaya çalisirken Asim onu mumkun oldugu kadar erkege benzettikten sonra aksam olunca sahile gelmesini soyler.
Aksam olur ve Cindy erkek kiliginda sahile gelir bakar ki Asim mukellef bir raki sofrasi hazirlamis ve masayi mezelerle doldurmustur. Asim ve Cindy masaya otururlar ve Asim elini kanka modunda Cindy' nin omzuna koyar ve soyle der:
- 'Ulan Kazim bir aydir kimi goturuyorum soylesem inanmazsin'



:) ŞEYTANI DA
Fazlası ile zampara olan bir adam tövbekar olmak istemis. Ne yapayım ne edeyim derken "40 gün 40 gece bir mağaraya kapanıp dua etmesi" söylenmiş.
Eleman mağaraya kapanmış. 1 gün 2 gün 3 4 5 derken 39 gün olmuş.
39ncu gün disarida bir yagmur bir yagmur, ortaligi sel goturuyor. bir bakmis ki magranin kapisinda yagmur iliklerine kadar islemis bir bayan. Guzel mi guzel. Bayan hemen iceriye girmis. Eleman, bayanin ustunu kurutmak icin ates yakmis. Fakat bayana hic yaklasmamis. Bayan uzerindekilerini kurutmak icin cıkartınca, "kendisinin korkutugunu ve adamin kendisine sarilmasini" istemis. Adam sarilirken tovbesini bozmak istemiyor fakat bayan cilvelenince tovbe diye sey kalmiyor ve is bitiyo.
Sevismenin ardindan kadin kahkahalar ile gulmeye baslayinca merakla sormus.
- Neden guluyosun ?
Kadin:
- Ben seytanim. Senin tovbeni bozmak icin geldim ve basardim. demis.
Bu sefer adam kahkahalarla gulmeye baslamis ve bu sefer
- Niye guluyosun ? diye kadin sormus.
Adam:
- Bu dunyada becermedigim bi seytan kalmisti . Onu da becerdim ya, bosver gerisini. demis.
:) ARADA "R" VAR
Tabur´a yeni bir komutan gelmis ve askerleri toplayarak bir konusma yapacagini belirtmis. Bütün askerler toplanmislar ve komutan baslamis konusmaya:
- Bugün tanismak için sizleri buraya topladim. Benim adim Ahmet, soyadim Kırç. Tekrar ediyorum, Kırç. Arada R var. Sakın ola diliniz sürçmesin çok fena yaparim. Herkes iyice ezberlesin hata istemem !
Askerler dagilmislar ve herkes "Arada R var, arada R var" diye içinden ezbere koyulmus.
Komutan ise bu konuda ne kadar hassas oldugunu göstermek için sagda solda gördügü askere soruyormus:
- Sen
- Emredin komutanım!
- Soyadim ne benim ?!
- Kirç komutanim.
- Aferin ! İşinin basina !
Komutan böyle böyle hergün bir kaç kere soyadini soruyor ancak kimse sasirmiyormus.
Laz ise bu konuda çok sanciliymis.
Ya birgün piyango kendisine çikarsa ve sasirirsa diye daralip dururmus.
Nihayet birgün tören esnasinda komutan aniden arkasina dönmüs ve Laz'i isaret ederek
- Sen ! Soyadim ne benim ?!
Laz heyecandan konusamiyor, nutku tutulmus.Yaprak gibi sallanmaya baslamis.
Komutan gayet sinirli
- Sana söylüyorum, cevap ver, asabimi bozma !
Hemen arkasindaki arkadasi bakmis Laz'in basi belaya girecek hemen fisildamis :
- Arada R var, arada R var...
Bunun üzerine Laz cevap vermis:
- Gört !!!



:) DOKTOR RAPORU
Temel'e bir ise girmek icin saglik raporu lazim olmus. Gitmis tam tesekkullu bir hastaneye. Epey muayeneden sonra doktor sormus:
- "Kulaklarinizdan ya da burnunuzdan bir sikayetiniz var mi?"
- "He ya", demis Temel. "Özellikle fanilamu cikarurken cok zorlanayrum."



:) POLİTİKACILAR
Politikacı bir grup, otobüs ile bir seminere katılmak üzere yola koyulur.
Yolda otobüs şoförü bir kaza yapar ve bir çifçinin arsasının hemen yanında devrilir.
Bunu gören çifçimiz, büyük bir çukur kazar ve tüm politikacıları oraya gömer.
Bir kaç gün sonra, o civardan geçen bir polis, kaza yapmış otobüsü görür, çifçiye de politikacıların nerede olduğunu sorar.
- Hepsini gömdüm der çifçi.
- Peki hepsi ölmüş müydü ?
- Valla abi, bazıları ölmediklerini söylüyorlardı, ama bilirisin ne kadar yalancı olduklarını bu politikacıların !!!



:) FBI
FBI eleman alacaktır. Gazeteye ilan verilir, bir gun sonra uç kisi basvuruda bulunur. ilk adam odaya alınarak "karını seviyor musun?" diye sorulur. Adam "evet efendim" der. "Peki, ulkeni seviyor musun?" deyince adam yine "evet" diye cevap verir.
FBI gorevlisi "peki o zaman, sana bir sürprizimiz var, karını buraya getirdik yan odada su anda kendisi. Al su silahı karını oldur bakalım" deyince adam silahı alarak diger odaya girer. Birkac saniye sonra geri doner, kravatı gevsemis ve terlemistir.

Yapamayacagını soyleyerek oradan ayrılır.
Sıra ikinci adama gelir ona da aynı seyleri soylerler o da yapamayacagını soyler ve oradan cıkar gider.
Son olarak sıra Temel'e gelir. Ona da aynı seyler söylenir ve Temel iceri girer. Bir-iki saniye sonra bam bam bam bam bam diye silah sesleri ve hem arkasından buyuk bir sangırtı ile cam kırılması sesi duyulur.
Temel geri doner biraz terlemistir. FBI gorevlisi sorar:
- Noldu?
- Bana verdiginiz tabanca kurusıkı cıktı. O yuzden Fadime'yi pencereden asağı atmak zorunda kaldım!...



:) E-MAİL
Issizin biri, temizlik isleri icin Microsoft'a basvurur.Insan Kaynaklari, bir on gorusmenin ardindan test (yeri temizlemek) yaparlar ve personel muduru adama " ise alindin, e-mail adresini ver, sana basvuru formunu gondereyim, ayni zamanda, ise baslamak icin gelecegin gunu bildiririm" der.
Adam caresiz, bilgisayarinin, ve dolayisi ile e-mail adresinin olmadigini soyler. Insan Kaynaklarindan, onun adina uzulduklerini, fakat e-mail'i yoksa, kendisinin de varolmadigini ve kendisi de olmadigi icin ise alinamayacagini soylerler. Adam umutsuzca, ne yapacagini bilmeden, cebinde sadece 10$ ile cikar. Ve bir markete girerek 10 kiloluk bir kasa domates alir. Kapi kapi dolasarak, 2 saat icersinde sermayesini ikiye katlar. Isini birkac kez daha tekrar eder ve aksam eve dondugunde 60$'i vardir.
Ve bu sekilde yasayabilecegini anlar, her sabah erkenden evinden cikar ve aksam gec saatlere kadar calisir, ve her gun parasini uce,dorde katlar. Az bir zaman sonra, bir el arabasi alir, bunu bir kamyonla degistirir ve bir sure sonra artik, bircok aractan olusan bir nakliye sirketi sahibidir.
5 sene gecer, adamimiz Birlesik Devletlerin en buyuk gida nakliye sirketleriniden bir tanesinin sahibidir artik. Artik ailesini ve gelecegini dusunmektedir, ve hayat sigortasi yaptirmaya karar verir.
Bir sigorta sirketini arar, kendine uygun bir plan secer ve konusma biterken, sigortaci, teklifi gonderebilmek icin adamin e-mail adresini ister. Adam e-mail 'inin olmadigini soyler
"Sasirtici", der sigortaci, " e-mail'iniz yok ve bu hanedanligi kurabildiniz, dusunun, ya bir de e-mail adresiniz olsaydi.."
Adam dusunur ve su cevabi verir:
- Microsoft' ta temizlikci olurdum!!



:) TİCARET
Roma'da dunyaca unlu San Pietro Kilisesi'nde buyuk bir pazar ayini... Gorkemli bir dinsel toren.. Papa bile katiliyor. Koskoca meydan mahser yeri gibi..Kilisenin ici de dısı da tiklim tiklim..
Bu arada kilise kapisinda iki adam ozellikle dikkati cekiyor...Ikisinin de boynunda kocaman birer levha asili..Birinde " Ben koyu bir Hristiyanim ,lutfen bana yardim ediniz " yazili.
Otekinde ise sadece " Ben koyu bir Yahudiyim " yaziyor. Tabii ki kiliseden cikanlar Hristiyan oldugunu ifade eden adama yanasiyorlar ve ellerini ceplerine atip comertce bir seyler veriyorlar.
Yahudi oldugunu ifade eden adamda ise siftah yok.
Bu arada kiliseden cikan iyi niyetli biri "Yahudiyim " yazisi tasiyana sokuluyor. " Bana bak kardes " diyor , "..durustluk iyi bir sey ,ama binlerce Hristiyan kiliseden cikarken , senin Yahudi oldugunu boyle aleni olarak ifade etmen kanimca hic de akillica bir hareket degil.
Bak kimse sana para da vermiyor zaten.. Bence cikar o yaziyi boynundan , sen de su Hristiyan gibi..." deyince , boynunda "Yahudiyim yazili adam " Hristiyanim " yazili olana donup sesleniyor:
- Heey !.. Salamon !.. Herife bak be !.. Gelmis bize ticaret ogretiyor..



:) MÜHENDİS VE YÖNETİCİ
Buyuk bir sirketin ust duzey yoneticilerinden biri bir gun
New York uzerinde balonla dolasmaya cikar. Aksilik bu ya, pusulasini
asagiya dusurur ve kaybolur. Inmek icin uygun bir yer ararken bir
gokdelenin tepesinde sigara icen bir adam gorur ve alcalir.
"Pardon. Ben neredeyim acaba?" diye sorar.
"Yerden 500 feet yukseklikte bir balonun icindesin" der adam.
Yonetici sinirlenir:
"Sen muhendissin degil mi?" diye sorar.
"Evet." der adam. "Nereden bildin?"
"Cunku basim belada ve sana bir soru soruyorum. Verdigin cevap 100%
dogru fakat hic bir isime yaramiyor."
"Sen de yoneticisin degil mi?"
"Evet sen nereden bildin?"
"Cunku yerden 500 feet yukseklikte bir balonun icinde
kaybolmussun.Pusulan yok, berbat durumdasin. Fakat bu
simdi benim sucum oldu."



:) NE OLACAK BU ALMANYA'NIN HALİ
Iki Alman, Hans ile Mans Türklerin rakidan ne anladiklarini merak edip bir gece meyhaneye gitmeye karar vermisler. Meyhaneden içeri girip acemi bakislar ile etrafa baktiktan sonra, yan masa ne siparis ettiyse aynisini siparis edip içmeye baslamislar rakiyi.. Birinci kadehin sonunda Hans Mans'a sormus.. Mans bir sey hissediyor musun? Hayir Hans..devam edelim içmeye.. Bir süre sonra yedikleri mezelerin de esliginde ikinci kadehe baslamislar.Bu sefer Mans dayanamamis ve..
- Hans demis..Hans...Birsey anladin mi?
- Hayir..devam et...
Üçüncü kadehi de bitirdikleri sirada Hans tekrar Mans' a sormus..
- Ne hissediyorsun Mans?
Mans agir agir gözlerini kaldirmis..
- Ne hissettigimi siktir et de Hans...Ne olacak bu Almanya'nin durumu????



:) ÖĞRETMENİ SEÇTİM
Temel in 3 tane sevgilisi vardır. Biri öğretmen, biri doktor, biri de santralcidir. Fakat öğretmenle evlenmeye karar verir. Bunu bilen arkadaşı sorar
- "Niye öğretmen de diğerleri değil?" diye.
Temel de ona döner:
- Ula der, bilmez misin doktorlar "bugün git yarin gel" der, santralci de "Şu an meşgul daha sonra tekrar deneyin" der. Ama öğretmen ne der? Hadi bir daha tekrarlayalım...



:) GELOR MU GİDOR MU?
Uzun ikna turlarindan sonra Ermeni mahallesinin 17 yasindaki guzeller guzeli ve yoksul aile kizi ZIVART, mahallenin zengin ve 75 yasindaki MIGIRDIC beyi ile evlendirilir.
ilk gece Migirdic bey ölür.Durumu supheli bulan savciligin actigi dava sonucunda;
Mahkemede hakim sorar:
- "Kizim anlat bakalim nasil oldu?"
Zivart, utangac ve ermeni sivesiyle anlatir:
- "Valla hakim bey, malumunuz zifaf gezesi... Migirdic bey ustume geldi...basladi titremege...ben zanetim geloor, meger gidoormus."
:) KAÇ ETSİN
Bir matematikçi, bir muhasebeci ve bir ekonomist aynı işe baş vururlar.
Görüşmeci matematikçiye sorar:
- "iki kere iki kaç eder?".
Matematikçi cevap verir:
- "Dört!".
Görüşmeci sorar:
- "Kesin dört mü?
Matematikçi kendinden emin cevaplar:
- "Evet, kesin dört!"
Matematikçi çıkar ve ekonomist odaya girer. Bu sefer görüşmeci aynı soruyu ekonomiste yöneltir. Ekonomist yanıtlar:
- "Ortalama dört eder, yüzde 10 aşağya veya yukari oynayabilir, ama ortalama dört eder!".
Ekonomistte de çıkar, muhasebeci odaya girer, aynı soru ona da sorulur.
Muhasebeci ayağa kalkar, kapıyı kilitler, panjurları indirir ve görüşmeciye yaklaşarak sorar:
- "Kaç etsin istersiniz?



:) PAPAGAN
Adam kendisi icin aldigi Viagra"larin papagani tarafindan yutulmus oldugunu farkeder. Papagani ates basmistir.
Adam sinirlenerek "Atesi düssün, sogusun" diye buzluga atar papagani...
4 saat sonra buzlugu acip papagana bakan adam, papaganin hala ter icinde oldugunu görür ve sasirir.
- Ne oldu sana? Niye terledin? Saatlerdir buzluktasin...
- Lan, bu donmus tavuklarin, donmus bacaklarini hic ayirmaya calistin mi sen ?



:) CENAZE ÇELENKİ
Bir kalp doktoru ölmüş.
Cenaze töreninde güllerden dev bir kalp,kalbin ortasına tabutunu yerlettirrmitler...
Herkes doktorla ilgili anılarını anlatmış,ona son vazifelerini yapmışlar,tabut kapanmış,güllerden kalp şeklinde bir çelengi üzerine koymuşlar ve defnetmitler...
Bu hüzünlü tablo yaşanırken kenarda kıkır kıkır gülen adama sormuşlar, gülme nedenini...Sormayın demiş...
Ben jinekoloğum kendi cenaze törenimi düşünüyorum da....!
Ümitvar olunuz ! Şu istikbal inkilabatı içinde en yüksek gür sâda islamın sâdası olacaktır.
 
Facebook beğen
 
Reklam
 
zaman gösterdi ki cennet ucuz değil, cehennem dahi lüzumsuz değil. zalimler için yaşasın cehennem!
 
"Düşünerek hareket etmek, Allah'tandır. Acele etmek ise, şeytandandır."
 
"Bizim düşmanımız cehalet, zaruret, ihtilâftır. Bu üç düşmana karşı san’at, marifet, ittifak silâhıyla cihad edeceğiz."
 
İnsan bu dünyaya ilim ve dua vasıtasıyla tekemmül etmek için gelmiştir.
 
Altın Fiyatları

kaynak: hasaltın
 
Bugun 258761 ziyaretçiburadaydı
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=