İhracatın SWOT İrdelenmesi

İHRACATIN BİR “KUVVET ANALİZİ (SWOT-Strengths-Weaknesses- Opportunities-Threats)” ÇERÇEVESİNDE İRDELENMESİ :

Kuvvet analizinde amaç, bir yandan firmanın bireysel güç ve zayıflıklarının çalışanlar tarafından açıkça ortaya konulması, diğer taraftan faaliyette bulunulan piyasada mevcut veya ileride ortaya çıkabilecek fırsat ve tehditlerin değerlendirilmesidir. Diğer bir ifadeyle, piyasadaki rekabet gücünün tespitinde, rakiplerin, piyasanın, belki de en önemlisi firmanın kendi yapısal durumunun açıkça ortaya konulduğu ve rekabet yeteneğinin ölçüldüğü, çıkan sonuca göre de firma stratejisinin oluşturulduğu bir yöntemdir.

Bu çerçevede, ülke ihracatı açısından kuvvet analizi, ülkenin, ihracat gücünü etkileyen güçlü ve zayıf yönlerinin bizzat ülke yöneticileri tarafından ortaya konulması suretiyle, uluslararası piyasadaki mevcut olan ve daha sonradan ortaya çıkması muhtemel yeni fırsat ve risklerin değerlendirilmesi ve uzun vadeli bir tedbirler manzumesinin ortaya konulması olarak ifade edilebilir.

Nitekim, burada amaçlanan da, öncelikle Türkiye’nin uluslararası piyasaya dönük olarak kuvvetli ve zayıf yönlerinin tespitidir. Bu amaçla, muhtemel gelişmeler göz önünde tutulmuş, bu gelişmeler doğrultusunda hangi tedbirlerin alınması gereği üzerinde durulmuştur.

İhracat stratejisinin oluşturulması doğrultusunda “Kuvvet Analizi” ile ilgili bu bölümün başında, kuvvetli ve zayıf yönlerimiz ile tehditler ve fırsatlar toplu olarak aşağıdaki şekilde ortaya konulabilir:

KUVVETLİ YÖNLERİMİZ

ZAYIF YÖNLERİMİZ

· EĞİTİLEBİLİR NÜFUS

· JEOEKONOMİK KONUM

· DIŞ TİCARET STRATEJİSİNİN UYGULANMA ZORLUĞU

· FİRMA YAPISI

· EĞİTİM EKSİKLİĞİ

· İHRACATIN ÖNEMİNİN ANLAŞILMASI

· TEK PAZAR VE AZ SAYIDA SEKTÖRE BAĞIMLILIK

· GELİŞMİŞ BANKACILIK SİSTEMİ

·MAKRO EKONOMİK İSTİKRARSIZLIK

· MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ

· ÖZELLEŞTİRMEDE GECİKME

· KARAYOLU TAŞIMACILIĞI

· YABANCI SERMAYENİN ÜLKEYE ÇEKİLEMEMESİ

 

· KAYNAK YETERSİZLİĞİ

 

· TEKNOLOJİ ÜRETEMEME

 

· DİĞER TAŞIMACILIK TÜRLERİ

 

· GİRDİ MALİYETLERİNİN YÜKSEKLİĞİ

 

· YATIRIMLARIN YÖNLENDİRİLEMEMESİ

 

· TÜRK MALI İMAJI VE MARKALARIMIZIN OLMAYIŞI

 

TEHDİTLER

FIRSATLAR

· KÜRESELLEŞME (YANLIŞ POLİTİKALAR)

· KÜRESELLEŞME (DOĞRU POLİTİKALAR)

· ULUSLARARASI REKABETİN ARTMASI

· TİCARET VE EKONOMİK İŞBİRLİĞİ ANLAŞMALARI VE KARMA EKONOMİK KOMİSYONLAR

· ULUSLARARASI MEVZUAT

· AB'NİN YENİDEN YAPILANMASI

· GAP

· BÖLGESEL ENTEGRASYONLAR

· SERBEST TİCARET ANLAŞMALARI

· BÖLGESEL SİYASİ KRİZLER

· DTÖ KURALLARI VE LİBERALİZASYON

· DÜNYA EKONOMİLERİNDEKİ KRİZLER

· TÜRK CUMHURİYETLERİ

· TARİFE DIŞI ENGELLER

· ENERJİ DARBOĞAZI

· AVRASYA ENERJİ KORİDORU

 

· BÖLGESEL SİYASİ KRİZLER

 

· YURTDIŞINDAKİ YATIRIMCI TÜRK İŞ ADAMLARI

 

· YURDA GELEN TURİSTLER


1. Kuvvetli Yönler:

Eğitilebilir Nüfus: Genç ve dinamik nüfusun doğru eğitim politikaları ile yönlendirilmesi, Türkiye’nin rekabet gücüne olumlu katkıda bulunacaktır.

Jeo-ekonomik Konum: AB, Eski Doğu Bloku, Ortadoğu ve Türk Cumhuriyetlerine kolay bir şekilde ulaşılmasını sağlayan stratejik coğrafi konum Türkiye’ye ekonomik ve siyasî açılardan önem kazandırmaktadır.

İhracatın Öneminin Anlaşılması: 1980 yılından bu yana uygulanan dışa dönük kalkınma çerçevesinde, ihracatın kalkınmadaki öneminin anlaşılmış olması, alınacak tedbirlerin uygulanmasını kolaylaştırıcı bir ortamın oluşmasına katkıda bulunacaktır.

Firma Yapısı: Yeni üretim tekniklerine uyum yeteneği yüksek KOBİ‘lerin SDŞ çerçevesinde ihracat amacıyla örgütlenmeye başlamaları, firmalarımızın giderek daha fazla kurumsallaşmaları ve Anadolu’daki özel sektörün bilinçlenmeye başlaması, ihracat artışına önemli katkılar sağlayacaktır.

Gelişmiş Bankacılık Sistemi: Özellikle 1980’li yıllardan sonra teknolojisini geliştiren ve hizmet kalitesini yükselten bankacılık sistemi, ihracatta önemli bir rol üstlenmektedir.

Müteahhitlik Hizmetleri: Uluslararası alanda önemli deneyimler kazanan müteahhitlerimiz, gerek sağladıkları dövizler gerek dolaylı olarak ihracata yaptıkları katkılar nedeniyle, büyük öneme sahip bulunmaktadır.

Karayolu Taşımacılığı: Göreceli olarak karayolu altyapısının ve taşımacılık (TIR) filosunun diğer taşımacılık sistemlerine göre daha gelişmiş olması ihracatın gerçekleştirilmesine katkılar sağlamaktadır.

2. Zayıf Yönler:

Dış Ticaret Stratejisinin Uygulanma Zorluğu: İhracata ilişkin çeşitli kurum ve kuruluşlar arasındaki yetki ve görev çatışmasından dolayı ihracat politikalarının uygulanmasında sıkıntılar yaşanmaktadır.

Eğitim Eksikliği: Nüfusun genel eğitim eksikliğinin, ekonomik verimliliği olumsuz yönde etkilemesi, üniversite-sanayi işbirliğinin yetersiz oluşu, kalifiye eleman yetersizliği gibi faktörler, ihracatı olumsuz yönde etkilemektedir.

Tek Pazar ve Az Sayıda Sektöre Bağımlılık: İhracatımızın tek ürün (Tekstil ve Konfeksiyon) ve tek pazara (AB-Almanya) bağımlılığı istikrarlı ihracat artışının sağlanması önünde en önemli engellerden birisini teşkil etmektedir.

Makro Ekonomik İstikrarsızlık: Başta enflasyon olmak üzere makro dengelerin sağlanamaması, buna bağlı olarak ortaya çıkan kaynak yetersizliği, ihracatı olumsuz yönde etkilemektedir. Yine, bu makro ekonomik ortam nedeniyle, özelleştirmenin hızla gerçekleştirilememesi ve yabancı sermayenin istenilen ölçüde ülkeye çekilememesi, üretim ve ihracata olumsuz bir şekilde yansımaktadır.

Teknoloji Üretememe: Ekonomik yapının, kendi teknolojisini üretecek ve bunu ekonomik ve sosyal faydaya dönüştürecek inovasyon sistemine sahip olmaması ve Ar-Ge harcamaları için yeterli kaynak ayrılamaması, dış pazarlardaki rekabet gücümüzün azalmasına sebep olmaktadır.

Diğer Taşımacılık Türleri: Demiryolu, deniz ve hava taşımacılığının yeterli düzeyde geliştirilmemiş olması, ihracat açısından sorunlar yaratmaktadır.

Girdi Maliyetlerinin Yüksekliği: TL’nin değerinin zaman zaman reel olarak artması, enerji maliyetlerinin yüksekliği, ihracatın finansmanında yaşanan kaynak sıkıntısı ve hammadde fiyatlarının yüksekliği gibi unsurlar, ihracatçılarımızın dış pazarlardaki rekabet gücünü azaltmaktadır.

Yatırımların Yönlendirilememesi: Yatırım teşviklerinde, dünyadaki trendlere uygun sektörel stratejilerin olmaması nedeniyle belirli sektörlerde yoğunlaşmanın olması, ihracatta uzun vadeli sorunlara neden olmaktadır.

Türk Malı İmajı’nın olmayışı ve kendi markalarımızın oluşturulamaması, ihracattan azami faydayı sağlamanın önündeki önemli engelleri teşkil etmektedir.

3. Tehditler:

Küreselleşme (Yanlış Politikalar): Doğru politikalar uygulanması halinde Türkiye için bir fırsat olan küreselleşme, yanlış değerlendirildiği ve yanlış politikalar uygulandığı takdirde ihracatı olumsuz etkileyecek bir unsura dönüşecektir. Örneğin; makro ekonomik istikrarsızlık yaratacak ekonomik politikalar, yabancı sermayenin ülkeye gelmesine engel teşkil edecektir. Bu da, firma içi ve sektör içi ticaretin yaratacağı ticarî aktivitenin ihracata yapacağı olumlu katkıyı, geriye doğru iterek geciktirmektedir.

Uluslararası Rekabetin Artması: Eski Doğu Bloku ve Çin gibi ülkelerin uluslararası ticarette daha aktif bir şekilde yer almaya başlamaları, başta AB ve ABD olmak üzere, başlıca ihraç pazarlarımızdaki rekabeti artırmaktadır.

Uluslararası Mevzuat: Uluslararası ticari mevzuatın giderek daha fazla konuyu düzenleme altına alması ve daha bağlayıcı hale gelmesi, ülkelerin ve dolayısiyle ülkemizin politika araçlarını tek taraflı kullanma imkânını azaltmaktadır.

Bölgesel Entegrasyonlar: Dünya ticaretinde ağırlıkları giderek artan bölgesel entegrasyonlar, ticareti saptırıcı etkisi ticaret yaratıcı etkisinden fazla olduğu ölçüde üçüncü ülkeler açısından bir tehdit olmaktadır.

Bölgesel Siyasî Krizler: 1991 yılında yaşanan Körfez Savaşında olduğu gibi, bölgesel siyasî ve askerî çatışmalar ihracat açısından yeni tehditler yaratabilmektedir.

Dünya Ekonomilerindeki Krizler: Uzakdoğu ülkelerinde yaşanan ve bölge paralarının büyük oranlarda değer kaybetmesiyle sonuçlanan kriz gibi dünya ekonomisinde yaşanan krizler, genel anlamda pazar daralmasına neden olabilecek mahiyettedir.

Tarife Dışı Engeller: Özellikle gelişmiş ülkelerce yapılan standart uygulamaları ve teknik düzenlemeler ticareti kısıtlayıcı etki yaratmaktadır.

Enerji Darboğazı: Ülkemizdeki enerji arzı yetersizliği, üretimi tehdit etmesi ve enerji fiyatlarını yükseltmesi açısından olumsuz bir unsur haline gelmektedir.

4. Fırsatlar:

Küreselleşme (Doğru Politikalar): Küreselleşme, izlenecek doğru politikalar neticesinde, beraberinde getirdiği faydalardan yararlanıldığı ölçüde ihracatımız açısından bir fırsattır. Örneğin, küreselleşmenin getirdiği en önemli yararlardan birisi, sermayenin serbestçe dolaşımıdır. Doğru politikaların uygulanması halinde, sermaye ve buna bağlı olarak teknolojinin ülkemize gelmesi mümkün olacaktır.

AB’nin Yeniden Yapılanması: AB’nin yeniden yapılanması sürecinde, Türkiye’nin tam üyelik perspektifi içerisine alınmaması, ülkemize yeni ufuklar açması ve AB dışında başka ülkelerle ekonomik ve ticarî ilişkilerimizi gözden geçirip, geliştirme ve genişletme fırsatı tanıdığı ölçüde, Türkiye için bir fırsat olmaktadır.

GAP: Söz konusu proje çerçevesinde bölge, özellikle tarıma dayalı sanayilerin gelişmesi sayesinde, komşu ülkelere büyük çapta ihracat yapabilme olanağına kavuşurken, bazı ürünlerin büyük miktarlarda bu bölgede üretilmesi sonucunda, ülkeye net döviz girdisi sağlayacak bir konuma gelecektir.

Serbest Ticaret Anlaşmaları: AT ile gerçekleştirilen gümrük birliği çerçevesinde, söz konusu anlaşmaların bir an evvel tamamlanarak yürürlüğe girmesi, yanı başımızda bulunan 250 milyonluk bir pazara imtiyazlı giriş hakkını tanıyacaktır.

Bölgesel Siyasî Krizler: İran-Irak Savaşında olduğu gibi, bölgesel siyasî ve askerî çatışmalar ihracat açısından yeni fırsatlar yaratabilmektedir.

Türk Cumhuriyetleri: Anılan ülkelerin, hem ihracat hem de yatırım imkanları açısından sunduğu olanaklar, ülkemiz ekonomisi için önemli fırsatları beraberinde getirmektedir.

Avrasya Enerji Koridoru: Orta Asya ve Kafkas petrol ve doğalgazının dünya pazarlarına ülkemiz üzerinden arz edilmesi, ülkemize yeni ekonomik ve stratejik kazanımlar sağlayacaktır.

Yurtdışındaki Yatırımcı Türk İşadamları: Bulundukları ülkelerin ithalatlarında önemli roller oynamaya başlayan Türk kökenli işadamları ile ilişkilerin geliştirilmesi, ülkemiz ihracatına yeni bir kapı açacaktır.

Ülkemize Gelen Turistler: Genellikle alım gücü yüksek batılı ülkelerden gelen turistlerin aynı zamanda tüketici olmaları, Türk ürünlerinin bu kitleye tanıtılması açısından Türkiye’ye ilave bir fırsat sunmaktadır.

Ümitvar olunuz ! Şu istikbal inkilabatı içinde en yüksek gür sâda islamın sâdası olacaktır.
 
Facebook beğen
 
Reklam
 
zaman gösterdi ki cennet ucuz değil, cehennem dahi lüzumsuz değil. zalimler için yaşasın cehennem!
 
"Düşünerek hareket etmek, Allah'tandır. Acele etmek ise, şeytandandır."
 
"Bizim düşmanımız cehalet, zaruret, ihtilâftır. Bu üç düşmana karşı san’at, marifet, ittifak silâhıyla cihad edeceğiz."
 
İnsan bu dünyaya ilim ve dua vasıtasıyla tekemmül etmek için gelmiştir.
 
Altın Fiyatları

kaynak: hasaltın
 
Bugun 258761 ziyaretçiburadaydı
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=